Yapılan araştırmalarda, kestane balı ve tarçın karışımının birçok hastalığa iyi geldiği tespit edildi. Kestane balı her türlü hastalıkta herhangi bir yan etkiye sebep olmaksızın kullanılabilmektedir. Bugünün tıp ilmi kestane balının tatlı olmasına karşın doğru dozlarda alındığında şeker hastaları için tehlikeli olmadığını kabul etmektedir. İşte kestane balını faydaları...

Artrit

Bir kısım kestane balı 2 kısım ılık su içerisine koyup üzerine bir çay kaşığı toz tarçın ilave ederek bir krem elde edilir. Bununla vücudun ağrıyan yerlerine masaj yapılırsa 1-2 dakika içerisinde ağrının azaldığı görülür. Artritli hastalar bir bardak sıcak su içerisinde 2 kaşık kestane balı ve bir çay kaşığı toz tarçını eritip sabah akşam alabilirler. Eğer düzenli olarak alırlarsa Kronik Artriti olan hastalar bile tedavi olabilirler. Kopenhag Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmada; kahvaltıdan önce bir yemek kaşığı kestane balı ve ½ çay kaşığı toz tarçını alan 200 hastadan 73 ü bir hafta içerisinde şifa bulmuşlar geri kalan yürüyemeyen ve hareket edemeyen hastalar da bir ay içerisinde şifa bulmuşlardır.

Bağışıklık sistemi

Her gün kullanılan kestane balı ve tarçın bağışıklık sistemini kuvvetlendirir ve vücudu bakteri ve virüs saldırılarına karşı korur. Araştırmacılara göre kestane balı birçok vitamin ve büyük miktarda demir içermektedir. Kestane balının düzenli kullanılması akyuvarlar içerisindeki bakteriler ve virüslerle savaşan korpuskülleri de kuvvetlendirir.

Diş ağrısı

Bir kaşık toz tarçın ve 5 tatlı kaşığı kestane balı karışımı ağrıyan dişe tatbik edilir. Ağrı kesilene kadar günde üç defa tatbik edilir.

Hazımsızlık ve grip

Toz tarçın 2 kaşık kestane balı üzerine serpilip yemekten önce alındığında asit oluşumunu ve hazımsızlığı önler İspanya da yapılan bir araştırmada kestane balı içerisindeki bir maddenin grip mikroplarını öldürdüğü ve hastaları gripten koruduğu saptanmıştır.

İdrar kesesi enfeksiyonları

İki kaşık toz tarçın bir tatlı kaşığı bal ılık su içerisinde eritilip içilir. İdrar kesesindeki mikroorganizmalar üzerinde etkilidir.

Atkestanesinin kanser hastalığına etkileri

Japonya ve Avustralya'da yapılan bir araştırmada mide ve kemik kanserleri üzerinde başarılı olunmuştur. Bu tür kanserlere yakalanan hastalar günde bir kaşık kestane balı ve bir kaşık tarçını bir ay süreyle günde üç defa almalıdırlar.

Kalp hastalıkları

Kestane balı ve tarçınla bir karışım yap ve bunu her sabah kahvaltıda reçel veya marmelat yerine ekmek üzerine sür. Bu uygulama arterlerdeki kolesterolleri eriterek hastaları kalp krizinden korur. Bu uygulama ile daha önce kalp krizi geçirmiş kişiler ikinci krizden kilometrelerce uzakta olacaklardır. Bu uygulamayı düzenli olarak yapan kişilerde solunum güçlüğü ortadan kalkacak ve kalp atışları kuvvetlenecektir.

Kısırlık

Eski Yunan ve Ayurvedikler, balı yıllardır erkeklerin spermalarını kuvvetlendirmek için kullanmışlardır. Gebe kalamayan kadınlar bir tutam toz tarçın ve yarım tatlı kaşığı kestane balını gün boyunca bir sakızla çiğnediklerinde tükürükle karışarak yavaş yavaş emilerek etkili olmaktadır. Amerika Meryland'da evli bir çiftin 14 yıldır çocuğu olmamış ve ümitlerini de kaybetmişlerdir. Bu uygulamalar kendilerine anlatılmış ve yukarıda belirtilen kürün uygulamasına başlandıktan birkaç ay sonra ikiz çocuklarının olacağı tespit edilmiştir.

Kolesterol

İki kaşık kestane balı Üç tatlı kaşığı toz tarçın 450 gr. demlenmiş çay içerisinde eritilerek içildiğinde kan kolesterol seviyesi 2 saat içerisinde % 10 düşecektir. Artrit hastalarına tavsiye edilen kür de günde 3 defa kolesterol hastaları için uygulanabilir. Adı geçen dergideki bilgilere göre günlük gıda ile alınan bal bile kolesterolün düşmesine yardımcı olabilir.

Mide ağrıları

Kestane balı ve tarçın kürlerinin mide ağrıları için olduğu kadar mide ülserleri için de yararlı olduğu saptanmıştır.

Gaz

Hindistan ve Japonya'da yapılan araştırmalar kestane balı ve tarçının midedeki gazı giderdiğini göstermiştir.

Atkestanesi ile saç dökülmesi sorunlarının tedavisi

Saçı dökülenlerle tepesi açılanlar sıcak zeytinyağı içerisine bir kaşık bal bir tatlı kaşığı toz tarçın ilavesiyle elde edilen krem banyodan önce başa sürülür ve yaklaşık 15 dakika bekledikten sonra yıkanır. 5 dakikalık bir uygulama dahi etkili olabilir.

Sivilceler ve deri

3 kısım bal 1 kısım tarçın ile bir krem yapılır. Bu krem uykudan önce sivilceler üzerine sürülür. Sabahleyin ılık su ile yıkanır. Eğer 2 hafta süreyle her gün uygulanırsa sivilceleri kökünden çıkarır. Egzama, mantar ve diğer deri enfeksiyonlarında eşit miktardaki kestane balı ve tarçın karışımı uygulanır.

Soğuk algınlığı

Bir kaşık ılıtılmış bal ve 1/4 tatlı kaşığı toz tarçın günde üç defa yenir. Bu uygulama birçok kronik öksürük, soğuk algınlığı ve sinüslerin temizlenmesi için de geçerlidir.

Yaşlılık

Kestane balı ve tarçınla hazırlanan çay düzenli alındığında yaşlılık harabiyetini önler. 4 kaşık kestane balı, 1 kaşık toz tarçın 3 bardak su içerisinde kaynatılarak bir içecek hazırlanır. Günde 3-4 defa ¼ bardak miktarında içilir. Deriyi diri, taze ve yumuşak tutar yıpranmasını durdurur.

Yorgunluk

Araştırmayı yapan Dr.Milton bir bardak su içerisinde ½ kaşık bal ve biraz toz tarçının her gün kuşluk vakti ve vücut direncinin düşmeye başladığı takriben saat 15.00′te alındığında bir hafta içerisinde canlılığın arttığını tespit etmiştir.

Zayıflama

Bir bardak kaynar su içerisine eşit miktarda kestane balı ve tarçın konup karıştırılır. Her gün kahvaltıdan yarım saat önce aç karnına ve yatmadan önce içilir. Düzenli uygulanırsa kilo verilir. Ayrıca bu karışım düzenli olarak içildiğinde yüksek kalorili diyet alınsa bile vücutta yağın birikmesine engel olur

Çin hükümeti son günlerde yoğun olarak tavuk tüketen birçok vatandaşının hormon bozukluğundan kaynaklanan “büyük göğüs sendromu” şikayetiyle hastanelere başvurması karşısında, tüm tavuk eti ürünlerini yasaklama kararı aldı. Çin’de son günlerde hormon bozukluğu şikayetiyle hastanelere başvuran vatandaşların kanlarında yoğun miktarda, sadece tavukta bulunan bir proteine rastlandığı belirtildi.

Çin Halk Sağlığı Bakanlığı’nın konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamaya göre; hormonlu tavuk konusunda birçok vatandaştan şikayet aldıklarını belirtilerek, halkın sağlığını ilgilendiren konularda çok kararlı olduklarını, yasağa uymayan tavuk firması sahiplerinin idam edileceğini belirtildi. Hormonlu ve antibiyotikli tavuklar, tüm dünyada olduğu gibi Çin’de de sıklıkla tüketiliyor. Üreticiler tavukların erken olgunlaşması için tavuk çiftliklerinde çoğu tavuğa hormon ve anitibiyotik veriliyor. Normalde 2 ayda olgunlaşan tavuklar, hormon sayesinde çok kısa süre içinde kesilecek bir hale geliyor.

Karardan en fazla Çin’li beyaz et üreticilerinin mağdur olacağı, kararın uygulanması karşısında birçok tavuk eti firmasının kapanma riskiyle karşı karşıya geleceği belirtildi. Artık herkes beyaz eti yani tavuğu marketlerden alıyor, aslında tavuk aldığını sanıyor… Yediğiniz tavuklar aslında çok zararlı yapay proteinlerden oluşuyor. Vücudun tanımadığı bir besin yani.

Sağlıklı yaşam konusunda yaptığı açıklamalarıyla sürekli gündeme gelen Prof. Dr. Canan Karatay, yulafın at yemi olduğunu açıklayarak, insan sağlığına zararlı olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Canan Karatay, diyet listelerinin vazgeçilmez gıdalardan olan yulafın zararlı olduğunu belirterek "Yulaf at yemidir, 70 milyon at bulamayınca bize satıyorlar" ifadelerini kullandı.

Takvim'de yer alan habere göre; son yıllarda diyetisyenler tarafından kahvaltıların vazgeçilmezi haline getirilen yulafın insan sağlığına zararlı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Karatay, "İşlem görmemiş tahıllar insan için faydalıdır. Ama işlem görmüşlerin faydadan çok zararı vardır" dedi.

İŞLENMEMİŞ YULAF BULMAK MÜMKÜN DEĞİL

Yulafın at yemi olduğunu ifade eden ve işlem görmemiş yulafı bulmanın mümkün olmadığını belirten Prof. Karatay şöyle devam etti:

"Endüstriyel işlem görmüş tahıllar tehlikelidir. Bir örnek vereyim. Yulaf sağlıklıdır; ben çocukken yulaf atlara verilirdi. Şimdi o yulafı aldılar, alladılar pulladılar pakete koydular. Lezzetli ve sağlıklı diye satıyorlar.

Tabii 70 milyon atı bulmak kolay mı? Yulaf diyetlerinin sağlıklı olduğunu da daha bugüne kadar kimse göstermemiştir." YAĞ yararlı Doğal yağların zararlı olmadığını anlatan Prof. Dr. Karatay, "Yıllarca az yağlı yenildi, az yağlı yenildiği zaman bunun yeri şekerle kapatıldı. Kalp hastalığı azalmadı, obezite, şeker hastalığı arttı. Demek ki bir yerde yanlış yapılmış" diyerek yağlı etlerin ve yağlı balığın yenilmesi gerektiğini vurguladı.

ANA SÜTÜ GİBİDİR

Her fırsatta 'En yararlı meyve zeytintir' diyen, bol bol zeytinyağı tüketilmesini öneren, Prof. Dr. Canan Karatay, bu konuda şunları söyledi: "Kalp krizini yapan yağlar değil şeker yüksekliğidir. Doğal yağlar kalp krizini önler. Zeytinyağı, doğanın biz yetişkinlere sunduğu ana sütüdür. Günde 2 fincan zeytinyağı içmelisiniz"

KALP HASTALIĞI GENETİK DEĞİLDİR

Karatay, kalp hastalığının genetik olmadığını da ifade etti. Bütün hastalıkların günümüzde genç yaşlara kadar indiğini söyleyen Prof. Dr. Karatay, yanlış beslenmeye dikkat çekti. "Şeker çocukların düşmanıdır" diyen Prof. Dr. Karatay, kalp hastalıkları ve diyabetten de hatalı beslenmeyi sorumlu tuttu.

Bugüne kadar balık tüketiminin ruh sağlığını etkileyip etkilemediğine dair 26 bilimsel araştırma yapılmış. Çinli bilim adamları, bu araştırmaları analiz etmiş ve balık yemenin depresyonu önlediği sonucuna varmış. Yapılan 26 araştırmaya toplam 150 bin kişi katılmış. Analiz sonucunda ise balık yiyen grubun depresyona girme ve yaşantılarındaki olaylardan olumsuz yönde etkilerinin yüzde 20’ye kadar azaldığı görülmüş. Uzmanlar bu durumun mümkün olduğunu, balıktaki yağ asitlerinin çeşitli açılardan beyin faaliyetleri için önemli olmasıyla açıklıyor. Epidemiyoloji ve Kamu Sağlığı Günlüğü adlı bilimsel yayında yer alan çalışmayı gerçekleştiren bilim adamları, balık tüketimi ile depresyon arasındaki ilişkiyle ilgili çok sayıda araştırma yapıldığını ancak bunlardan karmaşık sonuçlar alındığını vurguluyor. Konuyla ilgili 2001'den bu yana yapılan tüm araştırma verilerini derleyen bilim adamları, yaptıkları hesaplar sonucu, hem erkeklerde hem de kadınlarda balık yemekle depresyon arasında güçlü bir ilişki olduğunu gördüler. Aslında bunların temel sebebi, balıktaki Omega 3 yağ asitlerinin depresyonda rol oynadığı düşünülen beyindeki dopamin ve serotonin kimyasalları açısından önemli olmasıdır. Araştırmaya yapılan yorumlardan bir diğeri ise çok balık tüketen insanların, sağlıklı birer birey oldukları için ruh sağlıklarının da buna bağlı iyi olması yönünde. Tıp Fakültesi'nden Prof. Dongfeng Zhang "Yüksek oranda balık tüketimi depresyonun ilk aşamalarında durdurulmasında faydalı olduğu biliniyor. Bu ilişkinin balığın türüyle değişip değişmediğini görmek için daha fazla araştırma yapılıyor” diye belitti.

Diğer Makaleler...

En son haberleri e-posta ile almak için lütfen e-postanızı yazın.